Dünyanın En Zengin İnsanlarının Özelliklerine Sahip Misiniz



Multimilyarder Warren Buffett’nin de söylediği gibi  Tanıdığım bütün milyarderler de gördüm ki para yalnızca var olan özelliklerinizi ön plana çıkarıyor. Eğer pisliğin birini milyarder yaparsanız sadece 1 milyar doları olan bir pislik elde edersiniz.” Ünlü milyarderin söylemek istediği tam olarak şu: Çok paraya sahip olmak sizi daha kaliteli yapmıyor, yalnızca var olan iyi özelliklerinizi ön plana çıkarıyor. O halde büyük paralar kazanma idealleri olanlar için sorulması gereken sorular açık. Zenginlikle ilişkilendirilebilecek temel karakteristik özellikler neler? Bu özellikler bende var mı?

Araştırmalar gösterdi ki büyük meblağlar kazanmayı başarmış kişiler gerçekten de geri kalanımızdan farklı özelliklere sahipler. Zengin Alışkanlıklar:Zenginlerin Çok Kazandıran Alışkanlıkları kitabının yazarı Thomas Curley’e göre dünyanın en zengin insanlarının çoğu belli başlı karakteristik özelliklere sahipler. Dünyanın en başarılı 1300 milyarderini kapsayan bir başka araştırmaysa bu kişilerin başarılarının altında bir takım belirleyici davranış biçimleri ve karakter özellikleri olduğunu doğruladı.
Bu özelliklerin en kritik 7 tanesini sizin için derledik.

Bill Gates Öğrenmenin Yaşı Olmadığına İnananlardan, Peki Siz?

Bill Gates şuan 61 yaşında ve 95 milyar dolarlık bir servetin sahibi. Ancak onun hakkında etkileyici olan tek şey dudak uçuklatan serveti değil. Bill Gates altmışını geçmiş olmasına rağmen gençliğindeki öğrenme aşkını hiç yitirmedi.
Microsoft’un ve Bill & Melinda Gates Vakfı’nın kurucusu yılda yaklaşık 50 kitap okuyor. New York Times’a verdiği bir söyleşide okumayı küçüklüğünden beri öğrenmenin en önemli yolu olarak gördüğünü söyledi. Kendisinin Gates Notes isimli iş dünyasında oldukça popüler bir kitap değerlendirme blogu da bulunuyor.

Warren Buffett Kadar Sabırlı Mısınız?

Berkshire Hathaway’in sahibi ve CEO’su Warren Buffett, milyarlarını anlık bir patlamayla kazananlardan değil. 87 yaşındaki yatırımcıya göre ne kadar yetenekli ve çalışkan olursanız olun bazı şeyler zaman alır. Kendi ağzından söylemek gerekirse: “9 kadın hamile kalarak 1 ayda bebek doğuramaz.” Bu alıntı tam da başarılı bir yatırımcının bakı açısını yansıtıyor. Uzun zamanlı yatırımlarda uzman olan ve hatta bu başarısı nedeniyle zaman zaman Omahalı Kahin olarak anılan başarılı yatırımcı, büyük iş imparatorluğunu da uzun vadede büyük getirisi olan küçük yatırımlar üzerine inşa etti. Tabii bu stratejinin meyve vermesi oldukça zaman alıyor ancak kendisinin 85 milyar dolarlık serveti stratejinin başarısını kanıtlıyor.


Jeff Bezos Her Zaman Yeni Atılımlar Peşinde. Peki Ya Siz?

Jeff Bezos hem kişiliği hem de iş stratejileriyle hırslı biri olarak bilinir. Amazon için ilk düşündüğü ismin Relentless (amansız) olması bu konuda iyi bir fikir verebilir. Hatta şu anda relentless.com adresine ulaşmak istediğinizde Amazon’a yönlendiriliyorsunuz.
1994’te başka bir şirketteki yönetici pozisyonundan istifa ederek Amazon’u kuran Bezos, o günden beri şirketini büyütmeye devam ediyor. Amazonun şu anki piyasa değeri 75.6 milyar dolara ulaşmış durumda.
Ancak Bezos’un yeni atılımlara duyduğu heyecanın göstergesi Amazon değil başka alanlarda yaptığı girişimler. Kurduğu uzay teknolojileri firması Blue Origin ve 2013 yılında satın aldığı Washington Post gazetesi onun hırslı ve yenilikçi doğasını ortaya koyuyor. Amazonda gösterdiği başarının benzerini yeni girişimlerinde de eksik etmeyen Bezos Washington Post’u satın aldığından beri gazetenin gelirleri gözle görülür biçimde yükseldi ve internet sitesindeki trafik tam %56 oranında arttı.


Mark Zuckerberg gibi İyimser ve Enerjik Misiniz?

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg inanılması zor derecede iyimser bir kişiliğe sahip. Geçenlerde eşiyle birlikte kurdukları vakfa 3 milyar dolar aktaran milyarder kendilerinden sonraki nesle tedavi edilmemiş veya tedavisi üzerinde çalışılmayan hiçbir hastalık bırakmamaya kararlı olduğunu açıkladı. Oldukça iyimser, hatta belki hayalperest, fakat kesinlikle takdir edilesi bir amaç.
Zuckerberg’ün iyimserliği bununla da sınırlı değil. Çocukları Max ve August’un doğumlarında da kendi Facebook sayfasından yaptığı geleceğe umutla bakan paylaşımlarla hem geleceğe yönelik heyecanını hem de optimizmini paylaştı.
Ünlü girişimcinin, dünya üzerinde henüz internete erişimi olmayan bölgelere Facebook aracılığıyla internet hizmeti sağlamaya çalışan bir de girişimi bulunuyor.

Birden Fazla İşle Meşgul Olabilir Misiniz?  Sergey Brin ve Larry Page Oldukça Meşgul


Google’ın kurucu ortakları Sergey Brin ve Larry Page birbirlerinden farklı yetenek ve kişiliklere sahipler. Bu da onlara Google’ın faaliyetlerini çeşitli alanlara yaymakta yardımcı oluyor. Büyüme modelleri genellikle Youtube gibi gelecek vaat eden şirketleri satın alarak geliştirmek veya yeni girişimcilik projelerine kaynak sağlayarak destek vermek. Robotik kollar, inovasyon laboratuarları, fiber optik kablo teknolojileri yatırım yaptıkları alanların yalnızca bazıları.
Bazı projeleri kısa ömürlü oldu bazılarıysa hepimizin tanıdığı dünya devlerine dönüştü. İkili her alana azar azar el atan politikalarının tuhaflığının fazlasıyla farkında. Page, 2014’te verdiği bir röportajda şöyle konuştu: “Steve Jobs ile sık sık bu konuda tartışırdık. Bize sürekli çok fazla şey yapmaya çalıştığımızı söylerdi.” Google’ın ortaklarının yaptığı işlere bakılırsa Jobs haksız sayılmaz. Zira Page, Google şirket gurubu Alphabet’in CEO’luğunu yapmakla kalmıyor bir yandan da iki ayrı uçan araba yatırımıyla ve çeşitli yenilenebilir enerji girişimleriyle ilgileniyor.
Alphabet’in başkanlık görevini üstlenen Brin ise bir yandan da bir inovasyon laboratuvarı yönetiyor ve girişken politikaları hakkında şöyle diyor: “Şirketimize bir yer olduğunu düşündüğümüz her alana yatırım yapmaya çalışıyoruz. Bunlar birçok küçük kumar oynamak gibi, ancak yalnızca birkaç tanesinin tutması yeterli.”
Görünüşe bakılırsa oynadıkları kumarın bir kısmının tutması gerçekten de yeterli. Zira 2018 yılına göre Page’in 49 milyar ve Brin’in ise 48 milyar dolarlık serveti bulunuyor.

Amancio Ortega Kadar Mütevazı Olabilir Misiniz?


İspanyol iş adamı Amancio Ortega, bu listede bahsedilen kişilerin çoğunun aksine pek bilindik bir isme sahip değil. Medya ile haşır neşir olmayı sevmeyen Zara’nın patronu Ortega’nın uzun yıllar dünyanın en zengin insanı unvanını elinde bulunduran Bill Gates’i kısa süreliğine de olsa tahtından etmişliği bile var.
Zara’yı da şemsiyesi altında bulunduran Inditex’in %59’una sahip olan Ortega aslında lise mezunu bile değil. Buna rağmen alçak gönüllü bir çalışkanlıkla üreterek bir tekstil devi kurmayı başardı. Söylenenlere göre iş hayatının ilk yirmi beş yılı tatil yapmadan çalışan Ortega kendini yalnızca firmasını yönetmeye adamış bir idealist. Bir ofise kapanıp şirketi tepeden yönetmeyi tercih etmeyen milyarder uzun yıllar şirketinin tasarım bölümünde baş tasarımcılarıyla birlikte çalıştı. 2011’de şirketin başkanlığına geçerek atölyeden elini çekmiş olsa da ofisi dışındaki çalışmalarını sürdürüyor.
Mütevazılığının sonucu olarak tutumlu bir kişiliğe de sahip olan İspanyol milyarder her gün öğle yemeklerini iş yerinin kafeteryasında yemeye devam ediyor.

Michael Bloomberg Gibi İnançlarınızın Peşinden Gitmeye Hazır Mısınız?

Kendisini sevin ya da sevmeyin, Bloomberg Media’nın kurucusu ve çoğunluğunun sahibi Micheal Bloomberg’in her zaman inançlarının peşinden giden bir iş adamı olduğu kesin.
İlk işinden kovulan Bloomberg, krizi fırsata çevirerek şansını medya ve teknoloji alanında kendi denedi ve günümüzde özellikle ekonomi alanında önemli bir veri kaynağı olan Bloomberg’i kurdu.
New York valiliği yaptığı 12 yıllık dönemde de korkusuz ve inatçı kararlarıyla tanındı. The Atlantic’e verdiği bir röportajında “ Liderlik doğru bildiğini yapıp sebebini sonra bulmaktır. Liderlik görevini üstlenenler alabildikleri en iyi bilgiyle yola çıkıp çoğunluğun iyiliğine en uygun kararı almalıdırlar.” diyen medya patronunun şu sıralar yaklaşık 44.3 milyar dolarlık bir serveti bulunmakta.
Her zaman kendi inançlarına olan sağlam güveniyle hareket eden Bloomberg, görev süresinde kamuoyunda pek de hoş karşılanmayan birçok tartışmalı karara imza attı. Bunlar arasında silah kontrolünün sıkılaştırılması için izlediği politikalar ve obeziteye karşı getirdiği gazlı içecek vergisi başı çekti.

Kendisini eleştirenlere cevabıysa mizacına oldukça uygundu: “Eğer herkes yönetim biçiminizden memnunsa kolay bir tepeden aşağı kayıyorsunuz demektir. Düşme riskini almıyorsunuzdur. Daha dik yamaçlara çıktığınızda popüler olmayan kararlar almak zorunda kalırsınız. Kimsenin peşinden gitmeye cesaret edemeyeceği sorunlarla ancak düşme riskini alarak mücadele edebilirsiniz.”

kaynakça :http://www.yeniisfikirleri.net

Facebook Büyük Blog Yazarlar Birliği

Merhaba bilgi kırıntıları okuyucuları


Bildiğiniz gibi Google  plus kapanıyor birçok blog yazarımız yeni yayınlarını burada yayınlıyordu ve okuyucularını bilgilendiriyordu.
Fakat nisan ayından sonra böyle bir imkanımız olmayacak o yüzden de başka platformlarda yeni çareler aramaya başladık bunlardan bir tanesi de Facebook Tabii ki en çok bilinen en çok rağbet gören bir sosyal medya aracı bunun üzerine Facebook'ta Büyük blog yazarlar birliğini kurduk.
Bu sayfada sevgi saygı çerçevesinde yeni yazılarımızı yayınlayarak hem blog arkadaşlarımızı hem de okuyucularımızı bilgilendireceğiz birçok blog yazan arkadaşımız Sağ olsunlar rağbet gösterdiler.


Ben de bu yazıyı sizleri bilgilendirmek amaçlı yazdım aşağıda Facebook sayfasının linkini bırakacağım. Hem belki bu sayede de birbirimizi biraz daha tanıma imkanımız olur paylaşımlarımızın artmasına sebep olur ve kendi aramızda da bilgi alışverişi de yapabiliriz Ben de bu sayfanın yöneticilerinden bir tanesiyim ve blog camiasında çok eski olan arkadaşlarımızdan da kendi bilgilerimize bir şeyler daha katma imkanımız olur bu sayfada çeşitli etkinliklerde düzenlenecektir hepimiz için hayırlısı olması dileğiyle teşekkür ediyorum.



Yüze Bakan Adam Ahmet Akça

Merhaba Bilgi Kırıntıları Okuyucuları,

Bu yazımda size çok sevdiğim bir yazar Ahmet Bey ilgili bir makale hazırladım.Aynı zamanda degerli bir abimiz ve arkadaşım olur ona göre okuyun yani:) Ayrıca büyük firmalarda ve şirketler de bu konular üzerine eğitim vermektedir. Aşağıda ki yazı kendisinden izin alınarak hatta yazının çoğunluğu kendisi tarafından yazılarak hazırlanmıştır.Ben bloğumun da çok fazla kitap incelemesi paylaşmadığım için burada kitap incelemesi yapan bloğcu arkadaşlarıma biraz iş düşüyor bu kitapların incelenmesinde hatta bu yazıyı da blog önermelerinde paylaşırlarsa sevinirim.

İnsan Yüzünden Kişilik ve Karakter Tanımlama


İnsanın yaşamı boyunca edindiği deneyimler, onda bedensel izler bırakır. Bu izlerin en açık bir biçimde göründüğü alan, insanın yüz bölgesidir. İnsanlar, birbirlerinin yalnızca yüzünü inceleyerek onların karakterleri ve eğilimleri hakkında önemli bilgiler elde edebilirler. Antroface de denilen bu biyometrik yüz okuma ve profil tanımlama yöntemi ile insanlar henüz konuşmaya başlamadan onlar hakkında önemli bilgiler elde etmek mümkündür.
İnsan yüzünün tüm hatları, ergenlik sonrasında oturur. Hangi alana ilgi duyulduğu, hangi alanda daha üretken ve başarılı olunabileceği gibi kişiye dair önemli ip uçları biyometrik yüz okuma ve profil tanımlama tekniği ile elde edilebilir. Bu teknik, bilimsel temellere dayanmakta, insanı ve arketipleri esas almakta olan tamamen bilimsel bir yaklaşımdır.
Profil Tanımlama; bireylerin yüz, mimik, jest, ses, koku, kıyafet hatta anatomik özellikleri ile beden dillerini deneysel yöntemler kullanarak kişilik, karakter gibi geniş, anlık duygular gibi reflektif davranış ve unsurlarını anlamak için kullanılan tekniklerin bir araya getirildiği özel bir daldır. İnsanların iç alemlerini nasıl dışarıya yansıttığıyla ilgilenen bu dal, binlerce yıl öncesine dayanan insan sınıflandırma arayışının bilimsel araştırmalar sonucunda ortaya konulan bulgularıyla çalışır. Sözsüz iletişimin derinliğine giden bu eğitimin temel amacı; insan kaynaklarından güvenliğe, satıştan eğitime, psikolojiden liderliğe kadar insani ilişkilerin olduğu hemen her meslekte kullanılabilir bilgileri harmanlayarak temel seviyede sizlerle paylaşmaktır.
1970 li yıllarda suç ve suçlu profilinin oluşturulması amacı ile kullanılan profil tanımlama günümüzde bir çok alanda etkin olarak kullanılmaktadır.
Günümüzde MCI, General Electric, American Airlines gibi dev şirketlerin, FBI, CIA gibi dev kurumların, teknoloji devlerinin, ünlü psikiyatrların yüz analizi ile ilgili hizmet ve eğitimlerinden, hem doğru işe doğru eleman hem de üst düzey yönetici seçmekte hem de danışanlarına hizmet vermekte yararlandığı bilinmektedir.
Amerika’da üst düzey yöneticilerin % 80′ inin bir şekilde bu eğitimlere katıldığını söylemesi de popülerliği arttırmaktadır. Dünyanın en prestijli yüze yakın üniversitenin binlerce yapmış olduğu deneyler ile %93 doğruluk payına ulaşan bu eğitimleri sizlerle paylaşmak ya da sizlere konuyla ilgili alanlarda danışmanlık yapmak istiyoruz.


KİTAPLARI
Senin yüzünden
senin yüzünden

Yalan dili edebiyatı
yalan dili edebiyatı

Yakında çıkacak olan kitabı da profil tanımlama adında olacak
Youtube Kanal Linki:



Ecrimisil Nedir ve Ecrimisil bedeli nasıl belirlenir

Ecrimisil Nedir


Haksız yere bir taşınmaza sahip olup ondan yararlanan kişiden alınan ve kullanım karşılığını oluşturan bedeldir. Ecrimisil hak sahipleri tarafından alınır.
Haksız işgal tazminatı da denir ve geriye dönük olarak hesaplanmaktadır.Uyuşmazlıklar idari ve asliye hukuk mahkemelerince görülür.



 Ecrimisil bedeli nasıl belirlenir


Ecrimisilde İşgal şekilleri



  1. İzinsiz olarak kullanılan gayrimenkuller ve araziler
  2. İzinsiz olarak yapılan inşaatlar 
  3. Kiraya verilen taşınmazların süre bittiği halde kullanılmaya devam etmesi
  4. Zor kullanılarak alınması
  5. Hile ve dolandırıcılık yoluyla işgal edilmesi


 Ecrimisil bedeli nasıl belirlenir


Ecrimisil Bedelleri Nasıl Belirlenir



  • Taşınmazın imar durumu ile
  • Taşınmazın konumu ile
  • Taşınmazın üzerine yapılan yapı tipi ile
  • Taşınmazın yüz ölçümü
  • Coğrafi konumu
  • Taşınmazın niteliği (özelliği)
  • Emsal değerlere bakılır (çevredeki diğer taşınmaz kira bedellerine ve dava kararlarına bakılır.)


Ecrimisil kararına elinize ulaştıktan sonra 30 gün içinde itiraz edilmezse kabul edilmiş sayılır.




Türkiye Varlık Fonu Nedir

Türkiye Varlık Fonu 

Türkiye’nin ekonomik istikrarının artırılması ve kalkınmasına katkı sağlamak, kamuya ait olan varlıkları daha etkin ve verimli şekilde yönetmek, mevcut kamu varlığına değer katarak gelecek nesiller için daha güçlü bir ülke hazırlamak amacıyla kurulmuş bir yapıdır. Bu tanım, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş‘nin resmi web sitesinde yer almaktadır.

Türkiye Varlık Fonu, 2016 yılında sürdürülebilir büyüme ve istikrar ile uzun dönemli bir kalkınma perspektifi doğrultusunda kurulmuştur. Fonun kuruluş gerekçelerinin başında ise Türkiye’nin G-20 ülkeleri içinde bir ulusal varlık fonuna sahip olmayan tek ülke olmasıgerekçesi ve reel sektöre uzun vadeli yatırımlar çerçevesinde 2023 hedeflerine ulaşmak gelmektedir.
Ülkemizdeki UVF, Türkiye Varlık Yönetimi Anonim Şirketi’nin yönetiminde faaliyet göstermektedir. Şirketin kuruluşu varlık fonuna ait kanun tasarısında; “Başbakanlığa bağlı, ana faaliyet konusu bu Kanunda belirtilen fonların kurulması ve yönetimi olan, profesyonel yönetim ilkelerine göre yönetilen, özel hukuk hükümlerine tabi Türkiye Varlık Yönetimi Anonim Şirketi kurulmuştur,” şeklinde geçmektedir. Şirketin 50 milyon Türk lirası olan kuruluş sermayesi, Özelleştirme Fonu’ndan karşılanır ve tamamı ödenmiş olan bu sermayeyi temsil eden paylar Özelleştirme İdaresi Başkanlığına aittir.
Türkiye Varlık Fonu, devletin elde ettiği gelirlerin bir kısmının aktarılacağı fondur. Tahmini ortalama bütçesi, 200 milyar dolardır ve hisseleri nama yazılıdır. TVF’nin alt fonlar kurma yetkisi de bulunmaktadır. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetimindedir.
Türkiye’de büyümenin sağlanması için tasarruf ve yatırımların artırılması zorunludur. Ekonomideki sorunlardan olan yüksek faiz ise büyüme üzerinde önemli bir engel teşkil etmektedir. Türkiye Varlık Fonu’nun büyük projelere sağlayacağı finansman, hem bu projelerin hayata geçmesiyle oluşturulacak istihdam yoluyla hem de faiz üzerindeki baskıyı azaltarak ülkenin büyüme ve kalkınması üzerinde olumlu etkileri olması beklenmektedir.

Türkiye Varlık Fonu’nun Temel Özellikleri

26 Ağustos 2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak kurulan Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Özelleştirme Fonu tarafından karşılanacak olan 50 milyon liralık kuruluş sermayesi ile Başbakanlığa bağlı olarak çalışmaktadır. 12 Eylül 2018 tarihinde ise Cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır. Varlık Fonu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olurken, Yönetim Kurulu üyelerinden birisi Cumhurbaşkanınca başkan vekili olarak görevlendirilmeye başlanmıştır.
Varlık fonunun diğer özelliklerine göz atacak olursak;
  • Yönetim kurulu üyelerinin ekonomi, finans, bankacılık ve maliye alanlarında en az beşi yıl tecrübe sahibi olması şartı aranmaktadır.
  • TVF ve TVF A.Ş.’nin hesap denetimi müfettişlerden oluşan heyet tarafından yapılmaktadır.
  • Sayıştay kanununa tabii değildir.
  • SPK denetimine tabii tutulmaktadır.
  • TVF’nin malvarlığı haciz ve rehin edilememektedir.
  • Kurumlar vergisinden muaf ve vergi kesintisi yapılmamaktadır.
  • Elektrik, hava gazı ve yangın sigortası dışında belediyelerce ve tapu kadastro tarafından alınan vergilerden muaftır.
  • Damga vergisi, harç, BSMV ve kredi kullanımı vergisinden muaftır.
  • Sermayesinin yarısı devlete ait kurum ve kuruluşların mevzuatına tabi değildir.
  • Personel alımında da diğer mevzuatlara bağımlı değildir.
  • Varlık kiralama şirketlerinin indirim ve muafiyetlerinden yararlanabilir.
  • Menkul kıymet ödemelerinde BIST kayıt ücretinden ve kotasyondan muaftır.
  • Teşvikler ve emeklilik sistemindeki kaynaklar fona aktarılabilecektir.
Hazine’ye ait olan hisseler, 26 Ağustos 2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Varlık Fonu’na aktarılmıştır. Hisseleri aktarılan kuruluşlar; Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, Borsa İstanbul Anonim Şirketi, Türksat Uygu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirket, Eti Maden ve Çaykur’dur.

Türkiye Varlık Fonu’nun Amaçları

Türkiye’de büyümenin sağlanması için tasarruf ve yatırımların artırılması zorunludur. Türkiye Varlık Fonu ile ilk olarak bu adımlarda gelişme sağlanması amaçlanmaktadır. Bu yolda ilerlerken aşılması gereken engellerin de sırasıyla aşılması temel amaçları oluşturmaktadır. Büyük projelere finansman sağlaması, projelerin hayata geçirilmesi, istihdamın artırılması ve faiz üzerindeki baskının azaltılması gibi büyüme ve kalkınma amaçları bulunmaktadır.
TVF’nin amaçlarına maddeler halinde göz atmak gerekirse;
  • TVF’nin ana faaliyet konusu, fonların kurulması ve yönetimi,
  • Sermaye piyasalarında yatırım aracı çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak,
  • Yurt içinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak,
  • Dış kaynak temin etmek,
  • Önemli kamu varlıklarında değer artışı sağlayarak ekonomik büyümeye katkıda bulunmak,
  • Katılım finansmanına uygun varlıkların gelişmesine destek olmak,
  • Türkiye’ye daha fazla yatırımcı ilgisi çekmek ve yeni yatırımlar için sermaye sağlamak,
  • Oluşturulan fonla birlikte kalkınmanın lokomotifi olan reel sektör yatırımlarına, stratejik öneme sahip şirketlere finansman sağlanarak kalkınmanın hızlandırılması, ekonomide yüksek ve sürdürülebilir büyüme oranlarının yakalanması ve ekonomik istikrarın sağlanmasının önünün açılması amaçlanmıştır.
TVF’nin ana amaçları doğrultusunda hangi kaynakları kullanacağı ise tartışma konusu olmuştur. Bunun nedeni, dünya genelinde UVF’ler, ihracat fazlası veya doğal kaynak gelirlerini ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda makro iktisadi hedefler için kullanan fonlardır. TVF ise ödemeler bilançosu fazlası ya da doğal kaynak gelirine sahip olunmadığı için daha çok özelleştirme geliri ve mevcut kamu iktisadi teşebbüslerinden aktarımları kaynak olarak kullanmaktadır.

Türkiye Varlık Fonu’nun Kaynakları

Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından Türkiye Varlık Fonu’na devrine karar verilen kuruluş ve varlıklar ile Özelleştirme Fonu’ndan aktarılmasına karar verilen nakit fazlası, fonun baş kaynaklarındandır. Bakanlar Kurulu tarafından TVF’ye aktarılmasına karar verilen ihtiyaç fazlası gelir, kaynak ve varlıklar da önemli kaynaklar arasında yer almaktadır.
Yurt içi ve yurt dışı sermaye ve para piyasalarından ilgili mevzuat kapsamında yer alan izin ve onaylar aranmaksızın sağlanan finansman ve kaynaklardan oluşmaktadır. Aynı zamanda para ve sermaye piyasaları dışında diğer yöntemlerle sağlanan finansman ve kaynaklar da TVF’nin önemli kaynakları arasında yer almaktadır.

Türkiye Varlık Fonu’nun Portföyü

Türkiye Varlık Fonu’nun Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte Hazine’nin elinde bulunan hisseler fona geçmişti. Bu hisselerin ve işlemlerin detayları şu şekildedir:
  • TÜRKSAT sermayesinde bulunan Hazine’ye ait hisselerin tamamı
  • Türk Hava Yolları A.O.’nun yüzde 49,12 hissesi
  • Ziraat Bankası sermayesinde bulunan Hazine’ye ait hisselerin tamamı
  • Türkiye Halk Bankası A.Ş.’nin yüzde 51,11 hissesi
  • Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin yüzde 6,68 oranında Hazine’ye ait hissesi
  • Türkiye Petrolleri A.O. sermayesinde bulunan Hazine’ye ait hisselerin tamamı
  • BOTAŞ sermayesinde bulunan Hazine’ye ait hisselerin tamamı
  • PTT sermayesinde bulunan Hazine’ye ait hisselerin tamamı
  • Borsa İstanbul sermayesinde bulunan Hazine’ye ait hisselerin tamamı
  • Milli Piyango’da nakit oynatılan Piyango, Hemen-Kazan, Sayısal Loto, Şans Topu, On Numara ve Süper Loto oyunları ile ilgili daha değişik yeni oyunların yapılmasına izin verilebilecek oyunlarına ilişkin lisans (49 yıl süreyle)
  • TCDD İzmir Limanı
  • Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. sermayesinde bulunan Hazine’ye ait hisselerin tamamı
  • Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü
  • ÇAYKUR
  • Türkiye Jokey Kulübü’nün yurt içinde at yarışları düzenleme, yurt içi ve dışında düzenlenen at yarışları üzerine yurt içi ve dışından müşterek bahis kabul etme hak ve yetkilerine ilişkin lisanslar (topluca 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle)
  • Mülkiyeti Hazineye ait Antalya, Aydın, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla’da bulunan bazı taşınmazlar.
TVF’nin işleyişinde kullanılacak olan bu kaynaklarla hedeflenen fonun 200 milyar liralık bir büyüklüğe ulaşmasıdır. Aynı zamanda büyümeye katkı sağlaması, savunma sanayi ve yüksek teknoloji üretimi gibi stratejik sektörlere yatırım finansmanının sağlanması, yeni istihdam alanlarının açılması ve dışa bağımlılığın azaltılarak yerli sektörlerin ön plana çıkarılmasıdır.

Kandaki Zararlı Bakterileri Yok Eden Küçük Robotlar

Merhaba Bilgi Kırıntıları okuyucuları,

Tıp ve bilim her geçen gün ilerliyor ileride belki de sadece robotlar tarafından ameliyat edilip muayene yapılacağız.Gelecekte popüler olacak meslekleri inceleyebilirsiniz.


Robotlar Nerede Geliştirildi


Kaliforniya Üniversitesi San Diego Kampüsü mühendisleri, kanda yüzerek zararlı bakterileri ve onların ürettiği zehirli maddeleri yok edebilen küçük robotlar geliştirdi. Ultrason ile çalıştırılan bu benzersiz nano robotlar, biyolojik akışkanların kirden ve zehirden arındırılması için ileride hem güvenli hem de verimli bir yol sunabilir.



Araştırmacılar bu nano robotları yapılandırmak için altın nano kabloları, pıhtı göze (trombosit) ve kırmızı kan hücresi zarlarının karışımıyla kapladı. Bu hibrit hücre zarı kaplaması, nano robotların iki farklı hücrenin görevlerini aynı anda yapabilmesine olanak tanıyor: Pıhtı gözeler (MRSA bakterileri gibi patojenlere bağlanır) ve kırmızı kan hücreleri (zararlı bakterilerin ürettiği zehirleri emip, etkisiz hâle getirir). Nano robotların altın gövdesi ultrasona yanıt veriyor; bu sayede kimyasal yakıt olmaksızın hızlı bir şekilde yüzebiliyorlar. Bu hareket kabiliyeti, nano robotların kanda hedeflerine (bakteriler ve zehirler) verimli olarak ulaşmasına yardım ederek, kanın temizlenme hızını yükseltiyor.



30 Mayıs 2018 tarihli Science Robotics dergisinde çalışmalarını özetleyen ekipten Josepg Wang şöyle açıklıyor: “Doğal hücre kaplamalarını yapay nano-makinelerle bütünleştirerek, minik robotlara yen, beceriler kazandırabiliriz; patojenlerin ve toksinlerin vücuttan uzaklaştırılması gibi.”

Bilimciler, sözünü ettikleri hibrit kaplamayı elde etmek için önce pıhtı gözelerden ve kırmızı kan hücrelerinden zarları tamamen ayırıyor. Ardından yüksek frekanslı ses dalgaları uygulayarak, bu zarların kaynaşmasını sağlıyorlar. Zarlar gerçek hücrelerden alındığı için tüm orijinal hücre yüzey proteini işlevlerine sahip oluyorlar. Nano-robotları yapmak için bu hibrit zarlar, spesifik bir yüzey kimyası kullanılarak, altın nano-kabloların üzerine kaplanıyor.

Nano Robotlar Nasıl Çalışıyor


Nano-robotlar, insan saçının genişliğinden yaklaşık 25 kat daha küçük. Ultrasonla güç sağlandığında, kanın içinden saniyede 35 mikrometreye varan bir hızla ilerleyebiliyorlar. Sınamalarda, bilimciler MRSA ve onların toksinleri bulaşmış kan örneklerini temizlemek için nano-robotları kullanmayı denedi. Beş dakikanın ardından, bu kan örneklerinde, nano-robot katılmayan örneklerden üç kat daha az bakteri ve toksin bulunuyordu.

Bilgi ile kalın.

Sokak Hayvanları İçin Kış Aylarında Neler Yapabiliriz

Merhaba arkadaşlar,

Artık bir çok bölgeye de karın yağmasıyla havalar bayağı soğudu bende bu yazımda bu soğuk havalarda sokakta yaşayan dostlarımız için ne yapabiliriz.
Diye düşündüm bir kaç yazı okudum bir kaç madde derlemeye çalıştım gerçi bunların hepsini belki de biliyorsunuz ama olsun ben hatırlatmak istedim.


Barınaklara Yardımcı Olmak


Bence barınakta yaşayan hayvanları da düşünmek gerekiyor çünkü sokaktan hayvan alındığın da buralara götürülüyor eğer buralar daha iyi ve imkanları daha geniş olursa sokak hayvanları da daha rahat eder.
Evimiz deki eskimiş battaniye, kıyafet, eskimiş yataklar barınaklara bağışlanarak hayvanlara daha sıcak bir ortam sağlanabilir.Eğer imkanınız da varsa orada ki hayvanlara mama eski gazete yiyecek tarzı şeyler götürülebilir.






Görmezden Gelmeyin


Özellikle bu aylarda yemek bulmakta ya da ısınacak bir köşe bulmakta sıkıntı yaşıyorlar.
Hasta olunca kolay kolay atlatamıyorlar belki size evinize alın diyemem çünkü herkes gerekli koşullara sahip olmaya bilir. Ama böyle bir durumda hayvanların tedavisinde ve barınmasında size ücretsiz yardımcı olabilecek bir çok kurum var en azından bunlara bilgi verelim.







Sokak Hayvanları İçin Yemek Ve Su Bırakın


Sadece kış aylarında değil her mevsim de belirli yerlere evlerinizin önüne bir kap su kışın ılık olursa daha iyi bir kapta yemek belki mama alacak gücünüz yok olabilir o zaman sofranızdan artan yemeklerinizden de paylaşırsanız inanın çok mutlu olurlar.Bu konuyla ilgili kasaplar ve lokantalardan yardım alıp çöpe gidecek olan yiyecekler alınabilir.






Soğuktan Korunmaları İçin kulübe Yapın


Özellikle barınma kışın hayvanlar için en büyük problem çünkü kışın daha soğuk daha çok üşüyorlar daha çok ıslanıyorlar. Eski tahtalardan kartonlardan ufak kulübeler yapılarak müsait yerlere bırakılabilir. Yalnız burda çoğu yanlış bir uygulama yapıp kapıyı tam ortadan açıyor kenardan kapı yapılırsa içerisi daha az rüzgar alır.Birde kulübeleri naylonla sararsak hem rüzgarı hem de yağmuru almamış olur.






 Kışın Kuşlarıda unutmayalım 


Kuşlar için cam kenarlarına balkon köşelerine yemler sular bırakılabilir. Ben balkonum da kuş istemiyorum diyorsanız , ağaç dallarına ekmek batırılabilir ya da pet şişelerden yemlik suluk tarzı şeyler yapıp ağaçlara asılabilir.







Araba Kaput Altları Ve Sıcak Yerlerde Ki Motorları Kontrol Edin


Sokakta yaşayan hayvanların soğuk günlerde ısınmaları için en uygun ortamlardan biri de yeni park etmiş arabaların motor bölümleridir. Yeni kapatıldığı için sıcak olan bu ortamlara sığınan kedi ya da köpekler çoğu zaman dikkatsizlik sebebiyle ciddi şekilde yaralanabilirler. Bu nedenle özellikle karlı günlerde arabanızı çalıştırmadan önce mutlaka kaputu kontrol edin ve motor bölümüne, lastik üstlerine ve aracın altına bir göz atın.Ayrıca dışarıda bulunan bu tip sıcak olan cihazları da çalıştırmadan önce kontrol edelim.



motor kaputuna saklanan hayvanlar



Geleceğin Popüler Meslekleri

    Gelecekte Popüler Olacak Meslekler


Merhaba Bilgi Kırıntıları Okuyucuları,

Hızla gelişen bilgi teknolojilerinin beraberinde getirdiği dijital dönüşüm, iş hayatında birçok farklı mesleğin ortaya çıkmasını sağladı. Önümüzdeki dönemde isimlerini daha sık şekilde duyacağınız meslekleri sizin için derledim. 

Beş Duyu Reklam Tasarımcılığı


Gelecekte, birtakım şeyleri deneyimleyerek ya da çağrışımlar yoluyla o nesnenin içerisinde olma güdüsü hissedilebilecek. Bu aşamada yapay zeka ile koku almak, hissetmek gibi duyusal kavramlar uzakta bulunanlara dahi iletilebilecek. Gelişen teknoloji ile sunulacak bu yaratıcı reklam ve tanıtımlar için beş duyu reklam tasarımcılığında önemli adımların atılması aslında sanılan kadar çok da uzak değil. Yapay zeka ile koku almak, dokunuş hissetmek vb. duygular da uzaklara iletilebilecek.Gelecekte 5 duyuyu hissettirebilecek teknoloji ile sunulan reklamların tasarımcılığı en popüler, yaratıcılık gerektiren alanlardan olacak gibi gözüküyor.







    Yapay Zeka Uzmanları


Gelişen teknolojiyle birlikte robotların hayatımıza dahil olması artık kaçınılmaz. Önümüzdeki 30 yılda bu alanda büyük bir ilerleme kaydedileceğini düşünürsek robot yazılımları ve modelleme yapmak için yapay zeka uzmanlarına ihtiyaç doğuyor.



  Sanal Gerçeklik Programlayıcıları


Sanal Gerçeklik, kullanıcıların görme ve ses duyularını kullanarak dahil oldukları ve aksiyonları ile şekillendirdikleri sanal ortamlardır. Gelecekte çalışanlar için hazırlanacak eğitim programları ile sanal gerçeklik iş dünyasında da vazgeçilmezler arasında yer alacak.




   Giyilebilir Teknoloji Tasarımcılığı

Giyilebilir teknoloji terimi aksesuar olarak kullanabildiğimiz teknolojik aletleri ifade ediyor. Ürünlerin giyilebilir bir teknolojiye sahip olabilmesi için kablosuz bluetooth ile bağlanabilmesi gerekiyor. Günlük hayata pratiklik kazandıran bu ürünlerin tasarımcısı olmak geleceğin en ideal mesleklerinden biriyle buluşmak demek en popüler meslekler arasına gireceğini düşünüyorum.



Bilişim Hukuku Uzmanı


Dijitalleşme hayatımızı kolaylaştırırken kredi kartı bilgilerinin çalınması, sosyal medyada hakaret ve suçlama içeren mesajlara maruz kalınması gibi çeşitli problemleri de beraberinde getiriyor. Bu konularda gerekli önlemlerin alınması ve problemlerin çözümü için bilişim hukuku uzmanları çok önemli bir yere sahip olacak.


ÖNE ÇIKANLAR

Büyük Blog Takip Etkinligi